Sivas Çifte Minareli Medrese: 753 Yıllık Selçuklu Mirası

Sivas şehir meydanında yükselen iki minaresiyle Çifte Minareli Medrese, Anadolu Selçuklu mimarisinin taş üzerine kazıdığı en kalıcı imzalardan biridir — ve bu siluet, 1271’den bu yana değişmedi.
Tarihsel bağlam
Hicri 670, Miladi 1271–72 yılında İlhanlı Devleti’nin nüfuzlu veziri Sahip Mehmet Şemseddin Cüveyni tarafından yaptırılan bu medrese, Kösedağ Savaşı’nın (1243) ardından Anadolu’da yerleşen İlhanlı hâkimiyetinin görece barış iklimine damgasını vuran yapılardan biridir. Taç kapı üzerindeki celî kitabeden hem inşa tarihi hem de banisi okunmakta; ancak mimar adı bugün hâlâ tartışma konusudur.
Yapı; Cüveyni Dar-ül Hadisi, Vezir Şemseddin Medresesi ve Evkafı Medrese-i Pervane Bey gibi çok sayıda isimle anılmakta, Dar-ül Hadis kimliğiyle yani bir hadis okulu olarak da bilinmektedir. Pek çok araştırmacı mimarın, Konya İnce Minareli Medrese’yi de inşa eden Kölük bin Abdullah olduğunu kabul etse de taç kapı kitabesindeki mimar adı tam olarak okunamamaktadır.
Mimari kurgu

Medrese, açık avlulu, dört eyvanlı ve iki katlı anıtsal bir külliye olarak tasarlanmıştır. Bu plan, 1960’lı yıllarda gerçekleştirilen araştırma kazılarıyla da doğrulanmıştır. Yapı, şema bakımından Erzurum Çifte Minareli Medrese ile güçlü bir akrabalık kurarken bezeme dili açısından Sivas Gök Medrese ve Konya İnce Minareli Medrese’nin taç kapısıyla örtüşmektedir.
“Aynı süslemeyi tekrardan kaçınan bu anlayış sayesinde ışık-gölge oyunlarını kuvvetle hissettiren, canlı ve hareketli bir cephe elde edilmiştir.”
Taç kapı ve süsleme
Yapının en etkileyici öğesi hiç kuşkusuz taç kapısıdır. Kapının iki yanındaki kabartma bezemeli kuleler üzerine ilave edilen minareler, gövdelerinde turkuaz ve patlıcan moru sırlı çinilerle zikzak ve baklava desenleri taşımaktadır. Ana beden duvarları kireç taşından yükselmekte; cephede hendesi kûfi, geometrik kûfi ve satrançlı kûfi yazı stilleri bir araya gelmektedir. Palmetlerde yan yaprakların katmerlendiği, tepe yaprağının ise hem düşey hem de yatay uzatıldığı görülmektedir.
Günümüzdeki durumu
Medrese, tarihin en sert darbelerinden birini 1882’de yaşadı: Yapının arkasına inşa edilen bir hastane binası, özgün planın büyük bölümünü tahrip etti. Hastane daha sonra İnönü Mektebi olarak kullanıldı. 1960’lardaki kazılar yapının izlerini yeniden gün yüzüne çıkardı; günümüze ise yalnızca doğu cephesi, yani taç kapılı ön yüzü ulaşabildi.
Sivas miras dokusundaki yeri
Çifte Minareli Medrese, tarihi kent meydanında Keykâvus Darüşşifası’nın tam karşısında yükselmektedir. XIII. yüzyılda Sivas’ta arka arkaya inşa edilen Buruciye Medresesi, Gök Medrese ve bu yapı; taş, tuğla ve çini sanatının Anadolu’daki en olgunlaşmış örneklerini bir arada sunar. Türkiye’de yalnızca iki çifte minareli medrese bulunmaktadır — biri burada, diğeri Erzurum’da.