Sivas’ta Tezhip Sanatı

Tezhip kelime anlamı bakımından altınlamak, altınla süslemek, bezemek anlamlarına gelmektedir. Günümüzde, tezhip sanatını sadece kelime anlamının içerdiği haliyle tasavvur edilmemesi gerektiğini bilmeliyiz. Güzel bir yazının etrafının süslenmesinden tutun da bina içi, dışı tezyinatı, camii tezyinatına varana kadar çok geniş yelpazede düşünmeliyiz tezhip sanatını.

İnsanoğlu yaratılışından bu yana süslemeye ve süslenmeye hep ihtiyaç duya gelmiştir. Bazen bu ihtiyaç zorunluluktan bazen de zevk ve estetik duygulardan kaynaklanmıştır. Tezyinat fikri çok eski çağlarda haberleşme ve duyguları karşı tarafa anlatmakta sonraları alet ve araçları daha gösterişli yapmakta bunların içine taş yapıların tezyinatını da katabiliriz. Bir dönem tezyinat güç timsali olarak ön plana çıkmakta ama özünde “Hep daha güzeli nasıl bulurum ?” esası bulunmaktadır. Buradan şunu söyleyebiliriz, “Allah güzeldir güzeli sever, Allah’ın yarattığı ve en güzel surette yarattım dediği insan da güzellikleri keşfetmek için sürekli ve daha çok çalışmalıdır.”

Tezhip sanatını klasik manada düşündüğümüzde, hemen kelime anlamına dönmek gerekir. Yapım malzemesi olarak temel malzeme altındır. Diğer malzemeler ise guaj ya da topraktan ya da bitkilerden elde edilmiş doğal boyalardır.

Süsleme yapımında kullanılan bütün alet ve avadanlıkların özenle seçilmiş, kaliteli ürünlerin olması gerekmekte, desenlerin seçiminde ve oluşturulmasında mutlaka klasik kurallara uyulmak özellikle güzel yazı (Hüsn- Hat) tezyin edilecekse kati kurallara harfiyen uyulmalıdır.

Tezhip sanatı ile ilgilenen insanların, önce sanatı iyi bilen bir insandan yeterince ders alması sonra klasik sanat mantığı ile kendisini iyice yetiştirip olgunlaştırması ve daha sonra sanatın içine kendisinden yavaş yavaş bir şeyler katması gerektiğini düşünüyoruz. Bize özgü olan sanatlarımızın ancak bu şekilde yozlaşmadan sonraki nesillere aktarılabileceğini unutmamalıyız.

Tam bu noktada birazcık da Sivas’ımızda  tezhip sanatı hakkında bilgi vermemiz gerektiği düşüncesindeyim.

Üstat Ahmet Turan ALKAN derki: “Tezhip: kaleme gelen güzelliğin nakş diliyle kağıda aktarılması. Asıl marifet insanın kendisini tezhip etmesidir. Ruha gönüle nakşolunan güzelliği ebedidir.”

Bazı kaynaklar tezhip sanatı içerisinde bir Sivas ekolü olduğunu yazar. Naçizane ilimiz müze ve kütüphanelerinde yaptığım araştırmalar sonunda geçmişte gerçekten bir Sivas ekolünün olduğunu ve bu ekolün öyle sıradan bir şey olmadığını gördüğümü belirtmeliyim.

Hani musikide doğaçlama vardır ya da sazendelerin yaptıkları taksimler vardır ya aynen öyle gözlemlediğim kadarıyla bu ekolü oluşturanlar öyle günümüzde olduğu gibi desenleri falan önceden hazırlayıp sonra onu renklendirme ve sonuçlandırma yoluna gitmemişler. Direk motifi eser üzerine sonuç olarak boya ile doğaçlama oluşturmuşlar. Bu demektir ki konuya çok hakimler ve gerçekten usta kişiler.

1997 yılında Sivas Belediyesi bünyesinde Cefer Yıldız hocamız nezaretinde bir kurs açıldı.Yaklaşık 35 kişi ile başladığımız kurstan 5-6 kişilik bir grup yetişti ve halen bu kişiler eser vermektedirler. O şanslı kişilerden birisi de bu satırların yazarıdır. On yıldır ilimizde Kültür ve Turizm Bakanlığı tezhip kurslarını sürdürmekteyim. Yaklaşık 70-80 kişilik bir gruba tezhip sanatı ile ilgili bildiklerimizi aktardık.

Günümüzde Sivas, tezhip sanatı yönünden ülkemizde ki sayılı şehirlerden birisidir. Bu gün, yetişmiş sanatçılarıyla bu sanatın yaşaması ve tanıtımına önemli katkı sağlamaktadır. Ancak şehir maddi karşılık görme bakımından hak ettiği yere gelememiştir.

Ülkemizde ve İlimizde bu sanata emek veren bizlerin yetişmesinde emeği olan herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

İlimizde; Kültür ve Turizm Bakanlığının açmış olduğu kurslarda yetişip halen eser üreten kişilerden bazılarını şu şekilde sayabiliriz.

1. Büşra Kuruçay
2. M.Ali Divrikliioğlu
3. Rumeysa Sipahioğlu
4. Neslihan Taştan
5. Şeyda Cevahir
6. Fatmagül Savlakçı
7. Nurmine Işgın
8. Nurhan Arslan
9. Rabia Düzün
10. Mehtap Taşcı

Hocamız Y. Cefer Yıldız ve onun yetiştirdiği Ayten Aksu, Ayşe Dizikara, Aliye Tirkeş ve Fatma Tirkeş’ten de bahsetmek gerekmektedir.

Paylaşım :Share on FacebookShare on Google+Share on LinkedInShare on TumblrTweet about this on TwitterShare on VKEmail this to someone

Bir cevap yazın