SARIYAR TÜMÜLÜSÜ

Sarıyar Köyü’nün 150 m. kadar güneydoğusunda, Yıldız Dağı’nın batısında yüksek bir alanda bulunmaktadır. Tümülüsün kuzeyinden ir yol, güneyinden ise dere yatağı geçmekte olup, üzerinden Sarıyar Köyü rahatlıkla görülebilmektedir. 20×20 ölçülerinde geniş bir alana yayılan Tümülüsün üzerinde açılan kaçak kazı çukurunda ve batısında yapılan düzleştirme çalışması sırasında ortaya çıkan kesitlerde çok sayıda seramik ve kemik parçası ortaya çıkmıştır. Eşitlerde rahatlıkla yığma toprak görülebilmektedir. Tümülüsün mezar odasına ait olabilecek çok sayıda büyük ve küçük boyutlu taş hem yüzeyde hem kesitlerde tespit edilmiştir. Ele geçen seramik parçaları Ortaçağa tarihlenmektedir.

SALİHİYE NEKROPOLÜ

Yıldızeli ilçesinin yaklaşık kuş uçumu 4 km güneybatısında, Kavaklığın deresi ve Kanlı Deresinin birleşim noktasının yaklaşık 150 metre güneyinde yer almaktadır. Mera vasfında yükselti yeklinde olan taşınmazın üzerinde çok sayıda ve değişik ölçülerde hem insan eliyle hem de iş makinesi kepçeyle açılmış kaçak kazı çukurları tespit edilmiştir. Çukurlardan birinin içerisinde yaklaşık 50-6/ cm derinlikte etrafı moloz taş ile çevrelenmiş toprağa gömülü pithos (küp) mezar olarak tanımlanan mezar açığa çıkarılmış, diğer bir çukur içinde ise iki adet pithosun yan yana olduğu tespit edilmiştir. Bu iki çukurda da görülen küp mezarların ağız ve gövde kısımları yapılan kaçak kazı eylemi sırasında kırılmış kırık parçalar çukurların etrafında görülmektedir. Kaçak kazı çukurunun içinden çıkan ve kenarına yığılan toprağın içinden Roma dönemine tarihlenebilecek bir lahite ait bol miktarda büyük parçalar bulunmuştur.

ÖRENCİK 2. MENFEZ

Yapı kesme taştan horasan harçla kuzey-güney doğrultuda inşa edilmiş olup yuvarlak basık kemerli ve tek gözlüdür. Menfezin memba yönünde kemeri oluşturan taşlarda oynamalar ve kaymalar olmuştur. Tonoz ayaklarının iç kısmındaki taşlarda kademeli bir şekilde kaymalar olmuştur. Ayrıca kemer ayağı zamanla toprak altında kalmıştır. Menfezin mansap yönünde korniş kısmının altında beş sıra kesme taş dizisi görülmektedir. Menfezin kemer açıklığı 2.40 m, toplam uzunluğu 6.00m, memba ile mansap arası 7.00 m’dir.
Menfezin mansap yönünün batısında doğu-batı doğrultuda uzanan moloz taştan duvar görülmektedir.

MURAT TEMEL KONUK ODASI

Kuzey-güney yönünde eğimli bir arazi üzerinde yer almakta olup batı cephesinde tek katlı bir yapı ile bitişik olarak yapılmıştır. Dıştan moloz taş, içten kerpiç tuğla malzeme ile tek katlı olarak inşa edilmiştir. Yapının çatısı düz toprak dam iken sonradan sac malzemeden sundurma bir çatı ilave edilmiştir. Konuk odasının kuzeyde yer alan arka cephesi sağırdır, doğu cephesinde iki adet tek
Kanatlı ahşap penceresi vardır. Güney cephesinde yer alan ilave kısma giriş yapılır. Buradan yine tek kanatlı ahşap bir kapı ile konuk odasına girilir. Mim sekili oda, güney ve batı yönünde orijinal ahşap sütunlar ile L biçiminde çevrelenmiştir. Bu işlemeli ahşap sütunlar birbirine bursa kemeri ile bağlanmıştır. Odanın kuzey duvarında başlayan ve batı duvarı boyunca devam eden ahşap askılık kuşağı, güneybatı duvarında ahşap kapakları olan dolap ve sağ tarafında ise yüklük bulunur. Güney duvarında yer alan iki adet mazgal pencere ile yapının içerisi aydınlatılmıştır. Ahşap mertekli tavanında rutubet izleri görülmekte olup zemini topraktır. Birçok yerde duvar sıvalarının döküldüğü gözlemlenen yapı oldukça bakımsız durumdadır.

KÖROĞLU MAĞARASI KAYA YERLEŞİMİ

Kangal İlçesine 23 km. mesafedeki Hamal Köyünde, 2457 nolu Mera vasıflı parselin kuzeybatı uç kısmındaki doğal kaya bloğunda yer almaktadır. Kaya yerleşim alanının güneyi, kuzeyi ve batısı sarp yamaçlık alan mahiyetinde olup doğusu düz alan mahiyetindedir. Kaya yerleşimi, dış yüzeyden görülebildiği kadarıyla dört veya beş bölümden oluşmaktadır. Mekânlara, eğimli güney cepheden girilmekte olup yerleşimdeki birbirine geçişleri oda mekanları içerisindeki geçişlerden sağlanmaktadır. Kayalık alanın sarp kısımlardaki alt mekânlara geçiş ise odanın iç kısmında bulunan bir insanın rahatlıkla geçebileceği geçişlerle sağlanmaktadır. Yerleşim alanındaki oda mekânlarının bazıları istiridye kabuğunun andırır şekilde, mazıları oval, dikdörtgen, kare planlı, üzerleri düz ve hafif tonuzlu şekilde yapılmıştır. Oda mekânlarının iç kısımlarında nişler, kaya sarnıcı veya alt bölmelerindeki oda mekânlarının havalandırması olduğu düşünülen kuyular bulunmaktadır. Ana kayanın kuzeyine bakan arka kısımda nişi andırır orta boyutlu iki adet kaya mekânı bulunmaktadır. Kaya mekânlarının bazı bölümlerinin iç kısımları toprak ile dolu olduğu ve oda mekânlarının iç ve dış kısımda nişi andırır orta boylu iki adet kaya mekânı bulunmaktadır. Kaya mekânlarının bazı bölümlerinin iç kısımları toprak ile dolu olduğu ve oda mekânlarının iç ve dış kısımda çok sayıda kaçak kazı yapılmıştır. Yerleşim alanı çevresinde, kaya mekânları içerisinde ve kaçak kazı çukuru çevresinde Bizans Dönemine tarihlenen seramik parçaları, bir adet korozyona uğramış metal obje ile iki adet kırık cam parçası görülmüştür. Kaya yerleşim alanı, Sivas sınırları dahilinde özellikle Kızılırmak havzası ve çevresinde görülen Erken Hristiyanlık Dönemi kaya yerleşimlerini andırmaktadır. Kaya yerleşiminin bulunduğu doğal kaya bloğunun ön kısmının muhtelif yerlerinde zaman içerisinde kopmaların olmuş olduğu, doğal süreç içerisinde aşınmaların meydana gelmiş olduğu ve kaçak kazılar neticesinde de kaya bloğuna zarar verilmiş olduğu gözlenmiştir.

Kolluca Yazı Kaya Yerleşimi

Bahsi geçen alan; İlimiz Merkez ilçesi, 4 Eylül Barajı’nın 500 m kuzeydoğusu, Kolluca Köyü’nün ise yaklaşık olarak 500 m kuzeybatısından başlayıp batıdan kuzeye doğru hafif bir kavis yaparak ortalama 2 km boyunca uzamaktadır. Bahse konu alanda yapılan incelemelerde; konumu oluşuran kayalıkların ağırlıklı olarak kolayca şekillendirilebilinen kalker benzeri malzemeden olduğu görülmüştür. Kayalık alanın batıya bakan bir hat boyunca uzanan yamaçlarında birbirinden bağımsız irili ufaklı insan eliyle şekillendirildiği anlaşılan mağaraların olduğu görülmüştür. Alanda yüzeye çıkmış bazı lahit parçalarına rastlanılmıştır. Açığa çıkan bu lahit parçaların üzerinde ve alanda ele geçen az sayıdaki seramik parçaları üzerinde yapılan incelemelerde söz konusu alanın Geç Roma-Erken Bizans Dönemlerinde kısa süreliğine yerleşim gören Kaya yYerleşmesi olduğu anlaşılmıştır.

KOKULU ÇEŞME YAPI KALINTISI

Sivas ili, Ulaş ilçesine 25 km. mesafedeki Yazıcık Köyü’nün yaklaşık olarak 2,5 km. güneybatısında yöre halkı tarafından Kokulu Çeşme olarak bilinen su kaynağının yaklaşık olarak 600 m. Güneybatısında, çevresindeki alana hakim küçük bir tepecik üzerinde yer almaktadır. Tepecik üzerinde yapı kesin atlarıyla görülmemekle birlikte alan yüzeyinde çok sayıda küçük ve büyük boyutlu mimari taşlar bulunmaktadır. Yüzeyden yapı kalıntısının çevresinin bir duvar ile çevrelenmekte olduğu kısmen görülebilmektedir. Ayrıca alan yüzeyi çevresinde amorf ve kısmen profil verebilen Bizans Dönemine ait seramik parçaları bulunmaktadır. Kaçak kazılar sonucunda alanın büyük oranda tahrip edilmiş olduğu gözlemlenmiştir.

KIZILCA TÜMÜLÜSÜ

Bahsi geçen alan; Sivas İli, Merkez İlçesi, Kızılca Köyü hudutları içerisinde, Kızılca Köyü’nün yaklaşık olarak 1500 m kuzeydoğusunda, Kızılca-Onbaşılar köy yolunun 700 m kuzeyinde yer almaktadır. Alan üzerinde belirtilen tarihte tarafımızca yapılan incelemelerde; alanın kuzey yamacında ve tepe noktasında küçük çapta ve derinliği fazla olmayan bazı kaçak kazı çukurlarına rastlanılmıştır. Özellikle tepe noktasındaki kaçak kazı sonucunda kısmen olarak yüzeye çıkmış bazı taşların doğal olmaktan uzak, insan eliyle kısmen şekillendirildiği görülmüştür. Alanın çevreye hakim bir noktada olması, çevresindeki düzlüklere nazaran yığma bir tepeden oluşuyor olması, kısmen de olsa yüzeye çıkmış taşların doğallıktan uzak, şekillendirilmiş olması söz konusu alandaki yığma tepenin; Roma Dönemine ait bir Tümülüs yapısı olduğu anlaşılmıştır.

KAYTARMIŞ KÖYÜ KAYA MEZARI

Sivas iline 73 km Hafik İlçesine 39 km uzaklıkta bulunan dağlık bir arazi üzerinde kurulu Kaytarmış Köyünün yaklaşık 200 m güneyinde yer almaktadır. Kaya mezarının oyulduğu ana kaya kütlesi kuzey taraftan yaklaşık yüksekliği 4 m güney tarafı ise derin bir vadi şeklindedir. Ana kaya üzerinde 2 adet kaya mezarı tespit edilmiştir. Bunlardan kuzeyde olan nispeten zemin seviyesinden itibaren oyulmuş mezar güneyden kuzeye genişlemekte olup güney tarafı (baş kısmı) 70 cm kuzey tarafı (ayak kısmı) ise 80 cm’dir. Derinliği 60 cm.dir. Ölçüleri verilen mezarın doğusu 2.68 m uzunluğunda, kuzeyi 2 m, batısı 2 m uzunluğunda; tepeden yaklaşık 80 cm derinliğinde, 70 cm eninde oyularak düzleştirilmiş 3 taraflı seki oluşturulmuştur. Mezarın kuzey tarafında herhangi bir uygulama yapılmamıştır. Tanımı yapılan mezarın yaklaşık 20 m güneydoğusunda yine ana kaya kütlesine oyulmuş güneyden kuzeye genişlemekte olan güney tarafı (baş kısmı) 90 cm kuzey tarafı (ayak kısmı) ise 70 cm.dir. Derinliği 90 cm ve uzunluğu 200 cm olan bir mezar daha tespit edilmiştir.

KARTALCA NEKROPOLÜ

Kartalca Köyü’nün 200 m kadar güneydoğusunda, Tokat-Kayseri karayolunun yaklaşık 200 m batısında, yüksek bir kayalık bir tepe üzerinde, tarım arazilerine ve geçiş yollarına hakim konumdadır. Kartalca Köyü ile Kartalca Nekropolü arasında Üsgülüç Çayı, nekropolün üzerinde kültür varlığı özelliği göstermeyen günümüze ait tek mezar bulunmaktadır. Nekropol yüksek kayalık tepenin hemen hemen tamamını kaplamakta olup Nekropolün btı ucunda Tümülüs bulunmaktadır. Alanda yapılan kaçak kazılar sonucunda ortaya çıkan çukurlarda mezar yapısına ait olabilecek kalıntılardan, kiremit parçaları ve kemiklerden alanın Nekropol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Kalıntılar düzgün blok taşlardan oluşmakta olup ayrıca alan üzerinde yapının parçası olabilecek bir bölümü çukur, anahtar şeklinde bir taş bulunmaktadır. Nekropolün batı ucunda bulunan Tümülüs kaçak kazılarla tahrip edilmiş ve mezar odası ortaya çıkarılmıştır. Mezar odası büyük blok taşlardan oluşmakta olup taş bloklar Nekropol alanındaki diğer yapı kalıntılarıyla büyük oranda benzerlik göstermektedir. Nekropolün Roma-Bizans döneminde kullanıldığı ele geçen seramiklerden anlaşılmaktadır. Ayrıca alanın Nekropol olarak kullanılmadan önce Kalkolitik çağda yerleşim gördüğü alanda ele geçen seramiklerden anlaşılmaktadır.